Nitel Araştırmalarda Geçerlilik Sorununa Kapsamlı Bir Cevap: Sarah J. Tracy’nin “Qualitative Quality Eight ‘Big-Tent’ Criteria for Excellent Qualitative Research” Makalesi Üzerine | Tolga Ulusoy

0
603

Sosyal bilimsel araştırmalarda geçerlilik konusu uzun süreden beri tartışılan ve hala net bir sonuca ulaşamayan belki de ulaşmaması gereken bir sorundur. Nicel araştırmalar pozitivist bilim felsefesini ve doğa bilimlerinin gücünü arkasına alarak verileri rakamlaştırmak suretiyle bu sorunu aşmaya çalışır. Nitel araştırmacılarsa farklı yollar deneyerek geçerlilik sorunun aşmaya çalışırlar.

Nitel araştırmalarda ideal tip olarak tarif edebileceğimiz iki yönelim bulunmaktadır. Bu yönelimlerden ilk ve belki de en güçlü eğilim kendilerine yöneltilen bilim olmama eleştirilerini kabul ederek nitel araştırmaların bilimsel bir iddiası ve temsil gücü olmayan bir “inceleme” biçiminde kabul edilmesidir. Bu eğilimde olanlar nitel araştırma (qualitative research) teriminden vazgeçerek nitel inceleme (qualitative inquiry) kavramını sahiplenirler. Bu yönelimde bilimsel temsil, karşılaştırma ve genellemelerden tümüyle uzak durularak her bir nitel incelemenin özgünlüğü ve tekilliği vurgulanır. Nitel inceleme yazımının bilimsel metin olmanın ötesinde edebi bir tür olarak değerlendirilmesi gerekliliği iddia edilir. Bu eğilim nitel araştırmalara çok şey katmış ve belki de nitel araştırmanın var olabilmesi için büyük bir direniş sergilemiştir. Ama doğal olarak nitel araştırmada tek eğilim de bu değildir. Bir diğer eğilim nitel araştırmaların pozitivistleştirilmesidir. Bu eğilimde veriler farklı nitel araştırma teknikleriyle toplanmış olsa da verilerin yazımı ve sunumu rakamlaştırılarak yapılır. Böylece bilimsel bir bilginin rakamlardan oluşmasıyla ilgili önyargılar tekrarlanır. Bu iki ideal tipin tabii ki düşünsel ve pratik olarak pek çok farklı boyutu ve etkileşim biçimleri bulunmaktadır.

Sarah J. Tracy bu ideal tiplerin ötesine geçerek nitel araştırmalar için hem bilimsel kriterlerin olabileceğini iddia ederken hem de belirlenen kriterlerin genellenebilirlik, nesnellik ve güvenirlik gibi pozitivist ilkelerin ötesinde olabileceğini savunuyor. Makale oldukça atıf yapılan bir makale olma özelliği sergiliyor. Researchgate verilerine göre makale yayınlandığı 2010 yılından itibaren her yıl artan sayıda atıf almıştır. Şu anki verilere göre 3,116 atıf ve 43,701 okunma sayısına ulaşmıştır.[1] (Ben de bir nitel araştırmacı olarak makaleden anladığım ve çevirebildiğim kadarıyla siz okuyuculara bir özet sunmaya çalışacağım)

Tracy’nin nitel araştırmada kaliteli veriler için belirlediği sekiz kriter şunlardır: (a) Değerli Konu (Worthy Topic), (b) Zengin Titizlik (Rich Rigor), (c) Samimiyet (Sincerity), (d) Güvenilirlik (Credibility), (e) Yankılanma (Resonance), (f) Önemli Katkı (Significant Contribution), (g) Etik (Ethical), (h) Anlamlı Tutarlılık (Meaningful Coherence).

Değerli konuyu yazar “zamanında, ilgili, anlamlı, ilginç, anımsatıcı” olarak tanımlar. Nitel araştırmaların en önemli özellikleri henüz yeni yeni ortaya çıkan bir konuyu soruşturmaları veya hali hazırda çalışılmakta olan bir konuya yeni bir bakış eklemektir. Yazara göre araştırmalarda varsayımlar veya kanılar doğrulanıyorsa okuyucular için metin kabuledilebilir olsa da değerli bulunmayacaktır. Ama okuyucu kendini şaşırtan konular, sorunlar veya bilgilerle kaşrılaşırsa yapılan araştırmayı daha değerli görecektir.

Zengin titizlik, nitel araştırmanın olmazsa olmaz bir ilkesidir. Nicel araştırmalar sayısal kesinlikle gerçerliliklerini sağlarken nitel araştırmalar için bu durumu sağlayan titizliktir. Yazara göre zengin titizliğin sağlanabilmesi için “Önemli iddiaları destekleyecek yeterli veri var mı?”, “Araştırmacı ilginç ve önemli veriler toplamak için yeterli zaman harcandı mı?”, “Bağlam veya örnekler çalışmanın amaçlarına uygun mu?”, “Araştırmacı alan notu stili, görüşme uygulamaları ve analiz prosedürleri açısından uygun prosedürleri kullandı mı?” sorularına doyurucu cevaplar vermek gerekir. Nicel veri alanda yer alan genel eğilimleri ölçmeye çalışır nitel veriyse alanda yer alan çeşitliliği ortaya çıkartmayı amaçlar o yüzden nitel araştırmada veri çeşitliliği oldukça önem arz eden bir meseledir. Titizlik ayrıca veri toplama ve analiz prosedürlerinin özeni ve uygulamasıyla değerlendirilir. Bunlar, alan notlarının sayfa sayısının bir değerlendirmesini, alan çalışması ile alan notlarının geliştirilmesi arasındaki zaman boşluğunu ve araştırmacıların katılımcı gözlem ve alan notu yazma uygulamalarına ilişkin öğrenilmiş bir anlayış gösterip göstermediğini içerebilir. Mülakat açısından titizlik kanıtları; mülakatların sayısı ve uzunluğu, çalışmanın amaçlarına göre mülakat örneğinin uygunluğu ve genişliği, sorulan soru türleri, transkripsiyon ayrıntısının seviyesi, transkriptin doğruluğunu sağlamak için yapılan uygulamaları içerir. Okuyucuya ham verilerin araştırma raporuna dönüştürüldüğü ve düzenlendiği süreç hakkında bir açıklama sağlayarak titiz veri analizi yapılabilir. Titiz analiz; verileri sıralama, seçme ve düzenleme süreciyle ilgili şeffaflık ile ortaya çıkar.

Nitel araştırmalarda samimiyet; öz-düşünümsellik, hassaslık, dürüstlük, şeffaflık ve veri denetimi yoluyla elde edilebilir. Tracy, samimiyet kelimesini özgünlük ve hakikilik kavramlarıyla ilişkilendirmek için kullanmaktadır ama tek bir (otantik, hakiki) gerçeklik veya hakikat önermemektedir. Samimiyet, araştırmacının önyargıları, amaçları ve zayıflıkları ile bunların araştırmanın yöntemlerinde, zevkinde ve hatalarında nasıl bir rol oynadığı konusunda dürüstlük ve şeffaflık ile işaretlenmesi anlamına gelir.

Güvenilirlik, araştırma bulgularının güvenilirliğini, gerçeğe benzerliğini ve inandırıcılığını ifade eder. Nitel araştırmalarda güvenilirlik için en önemli teknik yoğun betimleme (Thick Description) tekniğidir. Antropolog Clifford Geertz tarafından ortaya atılan bu teknik kültürel olarak konumlanmış anlamları bol miktarda somut ayrıntıyı açıklayan derinlemesine bir betimeleme olarak tanımlamabilir. Bir diğer güvenilirlik sağlama tekniği üçgenleştirme veya kristalleştirme (Triangulation or crystallization), birden fazla veri parçasının coğrafi gezinmeyi kolaylaştırmasına benzer şekilde, nitel araştırmalarda üçgenleme, iki veya daha fazla veri kaynağının, teorik çerçevelerin, toplanan veri türlerinin veya araştırmacıların aynı sonuca yaklaşması durumunda sonucun daha güvenilir olduğunu varsayar. Üçüncü güvenilirlik tekniğiyse çoksesliliktir (Multivocality). Çoksesli araştırma, nitel rapor ve analizde birden çok ve çeşitli sesleri içermesi gerektiğini varsayar. Çokseslilik, kısmen, toplumsal eylemi katılımcıların bakış açısından analiz etme yani verstehen (Anlama) kavramından doğar. Son güvenilirlik tekniğiyse üye yansımalarıdır (Member Reflections). Üye yansımaları, çalışmanın bulguları hakkında araştırma katılımcılarına paylaşımda bulunma ve diyalog kurma yoluyla soru, eleştiri, geri bildirim, onaylama hatta işbirliği için fırsatlar sağlama olanak tanımlanabilir.

Yankılanma ilkesi üretilmiş olan nitel araştırma metninin okuyucuları tarafından kabul edilmesi anlamında kullanılmaktadır. Yankılamanın üç yolu vardır: estetik değer, genellenebilirlik ve aktarılabilirliktir. Bir nitel araştırma raporun yazılma veya sunulma şekli, içeriğiyle önemli ölçüde iç içedir ve metni estetik olarak inşa etmek okuyucular için önemli bir etmendir. Nitel araştırma en azından net bir şekilde sunulmalı, jargondan kaçınılmalı ve hedef kitle tarafından anlaşılır olmalıdır. Genellenebilirlik ise nitel araştırmalara genellikle tartışmalı bir konu olagelmiştir. Nicel araştırmaların kullandığı istatistik genellemeler nitel araştırmalar için çoğunlukla yararsızdır. Bunun nedeniyse nicel araştırmaların kullandığı rastgele örneklem tekniğidir. Buna karşın nitel araştırmalar tarihsel ve kültürel olarak konumlanmış bilgi üreten derinlemesine araştırmalarla ilgilenir. Bu nedenle, bu bilgi gelecekteki uygulamaları tahmin etmek için asla sorunsuz bir şekilde genelleştiremez. Nitel araştırma, formel genellemelere dayanmak yerine, aktarılabilirlik veya natüralist genelleme -araştırmanın okuyucuları tarafından gerçekleştirilen süreçler- aracılığıyla yankı bulur. Aktarılabilirlikse okuyucular araştırmanın hikayesinin kendi durumlarıyla örtüştüğünü hissettiklerinde ve araştırmayı sezgisel olarak kendi eylemlerine aktardıklarında elde edilir.

Tracy önemli katkıyı şu konularda tanımlar: Kavramsal/teorik olarak, pratik olarak, ahlaki olarak, metodolojik olarak, sezgisel olarak. Kavramsal/teorik katkılar, veri analizinden ortaya çıkan yeni ve benzersiz anlayışlar sunar. Ayrıca bu katkı sosyal hayatı benzersiz şekillerde açıklamaya yardımcı olan ve başka bağlamlara aktarılabilen kavramsallaştırmalar. Bunu yaparken, çalışma geçmiş araştırmalara dayanır, ancak gelecekteki araştırmacılar tarafından kullanılabilecek yeni kavramsal anlayışlar sağlar. Pratik olarak önemli araştırma, bilginin yararlı olup olmadığını sorar. Bir dizi kavram, araştırmanın pratik öneme sahip olabileceği yolları tamamlamaya yardımcı olur: katalitik geçerlilik, kültürel üyeleri harekete geçmeye teşvik eden politik bir bilinç sağlayan araştırmaya atıfta bulunur; taktiksel özgünlük, araştırmacıları siyasi eylemde ilgili katılımcıları eğitmeye teşvik eden bir araştırmanın yeteneği anlamına gelir; foronetik araştırma, pratik bilgeliği ve dönüşüm için alan sağlayan analizleri ifade eder. İyi nitel araştırma ahlaki olarak, uygulayıcıların yerleşik sorunlarla nasıl başa çıktıklarını yakalar ve katılımcıların nasıl hareket edecekleri konusunda normatif ilkeler geliştirmelerine yardımcı olabilecek çıkarımlar sağlar. Nitel araştırma metodolojisini yeni, yaratıcı veya anlayışlı bir şekilde kullanmaktır. Şaşırtıcı olmayan teorik bulgular veren bir araştırma projesi, yine de yeni bir metodolojik yaklaşımı tanıtarak ve açıklayarak önemli bir katkı sağlayabilir. Sezgisel önemli katkı, insanları gelecekte daha fazla araştırma üzerinde hareket etmeye sevk eder. Araştırma, okuyucuda merak uyandırdığında ve yeni keşiflere ilham verdiğinde buluşsal olarak önemlidir. Sezgisel araştırma, başka ortamlarda daha fazla sorgulanabilecek ve keşfedilebilecek yeni kavramlar geliştirir. Araştırmacılar, okuyuculara gelecekteki araştırmalar için anlamlı ve ilginç öneriler sunarak buluşsal önemi artırabilir.

Nitel araştırmada yukarıda değinilen özdüşünümsellik ve çokseslilik gibi uygulamaların çoğu, aynı zamanda etik araştırmanın bir parçasıdır. Bununla birlikte, etik sadece bir araç değil, paradigmaya rağmen nitel kalitenin evrensel hedefini oluşturmaktadır. Nitel araştırmalarda da prosedürel, durumsal, ilişkisel ve mevcut etik dahil olmak üzere çeşitli etik türleri bulunmaktadır. Prosedürel etik, -kategorik etik olarak da bilinir- daha büyük organizasyonlar, kurumlar veya yönetim organları tarafından evrensel olarak gerekli olarak dikte edilen etik eylemlere atıfta bulunur. Bir prosedür etiği, tüm kişisel verileri kilitli bir ofiste veya çekmecede veya parola korumalı bir web sitesinde güvence altına alarak katılımcıların gereksiz etkilere maruz kalmasından korur. Durumsal etik, bir bağlamın belirli koşullarının mantıklı bir şekilde değerlendirilmesinden ortaya çıkan etik uygulamalara atıfta bulunur.  Durumsal bir etik, her koşulun farklı olduğunu ve araştırmacıların etik kararlarını tekrar tekrar düşünmesi, eleştirmesi ve sorgulaması gerektiğini varsayar. İlişkisel etikse araştırmacıların karakterlerinin, eylemlerinin ve başkaları üzerindeki sonuçlarının farkında oldukları etik bir özbilinci içerir.

Nitel araştırmanın kalitesinin son unsuru Tracy’nin anlamlı tutarlılık dediği şeydir. Anlamlı tutarlılık sergileyen çalışmalar; araştırma tasarımlarını, veri toplama süreçlerini ve analizlerini teorik çerçeveleri ve durumsal hedefleri ile anlamlı bir şekilde birbirine bağlar. Anlamlı olarak tutarlılık şu özellikleri taşırlar: Bir araştırma belirtilen amaçlarına ulaşır; bir araştırmacı olmayı benimsedikleri şeyi başarır; araştırmada benimsenen teoriler ve paradigmalarla ortak olan yöntemler ve temsil uygulamaları kullanır ve incelenen literatürü araştırma odakları, yöntemleri ve bulgularıyla dikkatlice birbirine bağlar.  Anlamlı tutarlı bir nitel araştırma, paradigmalarına ve araştırma hedeflerine uyan kavramları kullanır ayrıca çalışmanın birbirine iyi bir şekilde ilişkilenmesini sağlar. İncelenen literatür bulgularını uygun bir şekilde araştırmaya yerleştirir. Bulgular, belirtilen araştırma soruları veya odaklarıyla ilgilidir. Son olarak, sonuçlar ve çıkarımlar, sunulan literatür ve verilerle anlamlı bir şekilde bağlantılıdır.

Tracy, nitel araştırma için önemli bir konuyu makalesinde ayrıntılarıyla incelemiş. Bu konuların önemli ve tartışılması gereken konular olduğu aşikar. Ülkemizde nitel araştırmalar hızla yaygınlaşıyor. Bu yaygınlaşma nitel araştırmada çok fazla bilgi sahibi olmadan özensiz araştırmaların da ortaya çıkmasına neden olmakta. Bu özensizliğin ortadan kaldırılabilmesi ise özellikle güncel tartışmaları takip etmek ve nitel araştırmaya dair ayrıntılı konuları önemsemekle sağlanabilir. Nitel araştırma sadece veri toplama teknikleriyle değil veri analiziyle de karmaşık bir süreçtir. Ülkemizde nitel araştırmalar sadece veri toplama süreciyle bir tutulmakta ve bunu ötesindeki süreçlere çok fazla değinilmemektedir. Halbuki nitel araştırma birbiriyle sürekli etkileşim halinde dört bileşen –araştırma tasarısı, veri toplama, analiz, yazma- şeklinde tanımlanabilirse daha “nitelikli” nitel araştırmalar ortaya çıkma ihtimali de artar.     


[1] Makale ve veriler için: https://www.researchgate.net/publication/230557825_Qualitative_Quality_Eight_Big-Tent_Criteria_for_Excellent_Qualitative_Research